13/6/2009 - AKHESEL ISINMA

Gözler yine akmak isteyen yaşlarla doludur geçtiğine sevindiğin bir günün sonunda kendinle başbaşa kaldığında.Bütün insanlar delidir,o halde bütün aynaları kırmalı ve kapanmalı demiş usta ya kendini kapatmak,kendine kapanmak nasıl olacak ya, eğer yaşadıkları insanın yansıttığıysa.!Kendini kontrol edip etmemek arasında gidip gelen bir kaygıdan yaşamayı unutur,yaşamayı özler insan.Duygu karmaşalarının birbirine benzeyen benzemeyen hayaletlerinin içerisinde bir hayat yol yürümesi için otur/kalk derler ödüllendirirler,cezalandırırlar insanı ,geçmişin cezadan başını kaldıramamışları.Cezalarını böyle çeker çektirirler... Dışarıdan demirden bir kuşun sesi geliyor,ağır bir kanat sesi yüreğime dokunan,özlemimin saçlarını çekiştiriyor kanat vuruşları.Üç kartanesi dökülüyor avuçlarıma,üç küçük kartanesi ve hiç erimeyen kar soğukları arasında donuyorum sanki.Kimine kardelen olmayı öğütlemiş hayat,özlem dağlarının doruklarında kardelen olmayı başarabilirsen evlât orada gördüğün yüzü affedebilecek kadar büyümüş olacaksın belki... Bir yanda ruhu sarıp sarmalamış bir aşk,yani hayatın içine aşk karışana kadar diyorum... Ölüm ,içerine saf aşk karışana kadardır. O zaman anlarsınız ancak... Eğer şanslılardan isen..Kat kat özlem sarmalar/sada ruhunu,gülümsediğin çiçekler anlattığın ağaçlar en iyi anlayanlardır seni.Bir hayat dolusu özlem yürür ayaklar yine de özlediklerine kavuşamadın da yolun sonunda eline tahta bir kukla ile bir sen çıktın karşına dokundun orana burana,yolun sonunda kendine kavuştuğunda ,özlemeyi de unutmuştun. Merhaba zavallı..
Şaşkındır,şaşkınların şaşkınlığına gülmektedir bugünlerde hayat, insan denen mahlûkat,hayat'ın 'kardeşim' dediği yaşam'a adını hoşlantı dediği bir yalanla musallat...!Yaşam ihanet eder mi hayat'a,uyar mı insan'a ..bilinmez..
Tanrı seni ''sevmek''için yaratmış. Bildiğin şeyi unutman ve hatırlamaya çalışman ne acı..
İnsanlar geleceklerini görmüş olsalardı şu an'ın bir gelecek olduğunu ve şu an'ın bir geçmiş olduğunu farkederlerdi.Şu an'ın zihinimzdeki tasavvuru ve dış dünya ile diyalektiği sonucunda yaşanan somut gerçeklerin her an değişebileceğini ve bunun kendi ellerinde olduğunu bilirlerdi.İnsanlar görse idi dış dünyadan etkilendikleri kadar etkileme güçleri olduğunu bilirlerdi.Ancak insanoğlu bireysel faaliyetlerinde isteklerini gerçekleştirme noktasında öylesine edilgen bir tutum içerisindedir ki kendisi için gerçekleştireceği ya da kendisini gerçekleştireceği ve isteyerek gerçekleştireceği,mutlu olacağı her eylem için gösterilen çabada digerleri ile girdiği iletişimin sonuçlarına varmak istediği hedeften daha fazla ehemmiyet verdiği için mutsuz olmaktadır...
''Madde ile hayaller kuran ,evlenmek isteyen, evlenmiş bir insanın metresi olmayı kabul ediyorsanız,ya maddeyi seveceksiniz,ya çekip gideceksiniz...İlk eş madde ise o size karşı daima kazanır.Çünkü madde, her yönüyle cilveli,işveli,cazip,uğruna çok şey yapılabilecek ve yapılan bir eştir...Önce güzel hayallerinize ulaşır işe buradan başlar,sonra enerjinizi,zamanınızı,hayatınızı ,mutluluğunuzu,en sonunda ise herşeyinizi alır ve sizi ömrünüzün son günlerinde bir enkaz gibi bırakır.. Kişi ulaşamıyorsa peşinden gidecektir sürekli aldatılırsınız,ulaştığında kaybetmek istemeyecektir ikinci plana düşersiniz,tamamı ile elde ettiğinde ise sizi görmeyecektir,tükenirsiniz.......''
akheneton
|